Sosyetik Ankara!

Resimde gördüğünüz dev bir alışveriş merkezi değil, aksine pazar yeri. Alışveriş merkezi sayısının artmaya devam ettiği Ankara’nın pazarı da nasıl olur, sabitleşmiş yeriyle sergisiyle ve müşteri servisiyle olur… İşte karşınızda Sosyete Pazarı!

Etrafınızda gördüğünüz, LV çantaların, Abercrombie ya da GAP markalı ürünlerin kaçının orjinal olduğunu hiç düşündünüz mü? İşte size cevap, yanda gördüğünüz sosyete pazarında birebir kopya edilmiş ürünler, hem de markasıyla kalitesiyle orjinaline kıyasla sudan ucuza satılıyor. Haftanın iki günü kurulan pazarda sergiler sabit, memnun kalmazsan iadesi yapılabiliyor. Karşılıklı güven ve müşteri memnuniyetinde sınır tanımıyorlar. Hatta özel servisleriyle sizi evinizden alıp geri götürüyorlar!

Hal böyle olunca, lüks dükkanların suratsız müşteri temsilcileriyle uğraşmaktansa, kendini pazar yerinde buluyor halkımız. Özellikle öğleden sonraları çok büyük bir yoğunluk yaşayan pazar yerinde ise daha çok ev hanımlarını görüyoruz. Gelir düzeyi ise fazlasıyla değişken. Sırf hobi olsun diye giden oralardan alışveriş yapan üst gelir düzeyine sahip insanlar da yer alırken, çoğunlukla orta gelir düzeyinden kişileri görebiliyorsunuz.

Yeni ürün getirmeden önceki haftalarda daha da çok indirim yapan pazarcılar, ilginç sloganlar bulmaktan da çekinmiyor açıkçası. Fazlasıyla samimi ve neşeli bir ortamı var sosyete pazarının. 5TL’den başlayan fiyatlarla giyim ürünlerini bulabiliyorsunuz pazar yerinde. Ama sabah erken gidip fazla seçilmeden almak en avantajlısı oluyor.

Ülkemizde taklit ürün kullanımının sık tartışıldığı şu günlerde, bu ortamı seyretmek size taklit ürün tüketimi konusunda alınamayan önlemleri düşündürüyor olmalı. Göz göre göre belirli günlerde ve sabit kurulan bu tarz pazar yerlerine izin verilmesi, bir yandan da korsanla mücadele ettiğini iddaa eden yönetime karşı bir kuşku uyandırıyor.

Son ayın verilerine göre 11 milyar dolarlık bir kayıp olduğundan bahsediliyor taklit ürünler nedeniyle. Bunun büyük bir kısmı ise yabancı yatırımcıların üzerindeki caydırıcı etkisi. Ve ülkemizin taklit cenneti olduğundan bahsediliyor. Aslında verilen rakamlar fazlasıyla iyimser. Neden derseniz, bunlar sadece toplanan ürünler üzerinden konuşulanlar. Gördüğünüz gibi sosyete pazarı adı altında binlerce ürün bu ve benzeri mekanlarda satılmaya devam ediyor. Aslında işin diğer yüzü çok da parlak değil anlayacağınız.

Burada işin iyisini kötüsünü tartışamıyoruz da ne yazık ki. Toplumdaki gelir seviyesi farklarını ve herkesin bir üst seviyedeki vatandaşlar gibi yaşama isteğini de göz önünde bulundurursak, taklit ürün kullanımını engellemenin ne kadar zor olduğunu görebiliriz. Medya onları bu ürünleri kullanan kişilere özendirdikçe, onlar da en ucuz yoldan bu ürünlere sahip olmanın yollarını arıyor doğal olarak.

Bir diğer yandan ise, taklit bile olsalar satılan ürünlerin kalite seviyesi son derece şaşırtıcı. Belki orjinalinden bile kaliteli olduklarını söyleyebiliriz. Bu durumda tüketici ne yapsın tabii ki de kaliteli ve ucuz olana yöneliyor.

Hangi yönden alırsak alalım işin içinden çıkılmıyor gördüğünüz gibi. Burada taklit ürün tüketimini desteklediğimi düşünmenizi istemem, ancak müşteri ve ürün portfolyosu beni bile şaşırtmaya yetti sosyete pazarının. Belki daha önce bu şekilde toplu ve düzenli taklit ürün satılan bir yere gitme fırsatım olmadığı içindir. Şunu da belirtmek gerekir ki, orjinalinin en az 10 kat altına satılan bu ürünlerin taklit olduğunu da hiç bir şekilde kabul etmiyor satıcılarımız. Onlara sorarsanız bunlar ihraç fazlası(!). Hatta öyle ki, bir diğer sergiden aldığınız ürüne bile laf ediyorlar, çıkar üzerindeki o takliti ben sana orjinalini vereyim diyerek…

Bizlere ise sadece bu durumu izlemek düşüyor… Çin elektronikte neyse biz de giyim ve aksesuarda faklı değiliz, her türlü ürünün taklidini anında üretiyoruz. Çok yaratıcı milletiz, ona şüphe yok!

About these ads

Comments on: "Sosyetik Ankara!" (2)

  1. Aslinda bu mallar cogu Cinden gelmekte.Bu marka meselesi psikolojik bir mesele, yani alicinin beyninde yasanan bir surec. o yuzden taklit urun ne olursa olsun orjinalin yerini tutmuyor yani alicinin,tipa tip ayni bile olsa ,aldigi bir taklit cantanin yarattigi tatmin, orjinalinin yerini tutmuyor.Bunun altyapisindaki neden, 'o cantayi alabilecek paraya' sahip olma hatta sokaga para atma gucunu bulundurma olabilir. Derler ya 'Verdiysem verdim kardesim, sana ne diye' . Her ne kadar alici bayanlar sahte cantalarini sosyal tatmin amaciyla sokaktan sokaga, arkadastan arkadasa gezdirirken,, cantalarinin orjinal olmadigini bildikleri icin iclerinde bir rahatsizlik oluyor diye dusunuyorum.

  2. Buradakiler çoğunlukla Çin'de üretilmiş olanları olsa bile, Bursa'lı olarak orada da küçük tekstil fabrikalarının ve atölyelerin de, özellikle Yalova yakınlarındakiler, bu işleri yaptığını biliyorum. Abercrombie çakması gömlekler oralardan geliyor mesela =)Aynı zamanda kapalıçarşı vb yerlerde de orjinalinin tıpatıp aynısını üretebilen çantacılar var. Dediğin Çin malı olan ürünlerden kat kat kalitelileri bulunabiliyor =)Yine de bana garip gelen herkes bunları bildiği halde, birileri göz ardı ediyor. Hem markalara ve yabancı yatırımcıya zarar verildiğini iddaa ediyorlar hem de bu tarz pazar yerleri kurulmasına göz yumuyorlar. Özellikle de başkentte..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

%d bloggers like this: